"Türk Siyasal Arenasında Bir Efsane: Alparslan Türkeş'in Hayatı"

Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş'in 27 yıl önce vefatının ardından, Türk siyasetindeki iz bırakan hayatının dönüm noktaları. 1965 yılında siyasete girişiyle başlayan Türkeş'in yaşamı, Türk siyasal tarihinde unutulmaz bir yer edindi.

Büyütmek için resme tıklayın

Alparslan Türkeş, Türk siyasi hayatında etkili bir figürdür. 25 Kasım 1917'de Lefkoşe'de doğmuş ve ailesi, 1800'lerin ortasında Kayseri'den Kıbrıs'a göç etmiştir. Genç yaşta İngiliz Kraliyet yönetiminin uygulamalarına dair farkındalık kazanmış ve Ziya Gökalp'in fikirleriyle tanışmıştır.Bu deneyimler, Türkeş'in siyasi kimliğinin ve ideallerinin oluşumunda temel bir rol oynamıştır.

HAYATININ ASKERİ ROTASI

Alparslan Türkeş, 1933'te ailesiyle birlikte Lefkoşa'dan ayrılarak Limasol'dan kalkan İtalya bandıralı "Viyana" gemisiyle İstanbul'a geldi. Hüseyin Sırrı Bellioğlu'nun tavsiyesiyle Kuleli Askerî Lisesi'ne kaydoldu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçince asli kaydı gerçekleşti. 1936'da Kuleli Askerî Lisesi'nden mezun oldu ve 1938'de Kara Harp Okulu'nu bitirdi. Piyade asteğmeni olarak atış okuluna girerek teğmen rütbesiyle mezun oldu.

Aynı yıl Kars'a tayin edilen Türkeş, burada görev yerini değiştirerek Isparta'ya gitti ve Muzaffer Hanım ile evlendi. İsparta'da bir yıl kaldıktan sonra Gelibolu'daki 58. Piyade Alayı 5. Bölük Komutanlığı'na tayin edildi ve çeşitli görevlerde bulundu: Balıkesir, Bandırma, Edincik, Erdek ve Marmara Adası. 

İDEALLERİ İÇİN HAPİS YATTI

Alparslan Türkeş, 1944 yılında Nihal Atsız'a yazdığı mektuplar nedeniyle gözaltına alındı ve Irkçılık-Turancılık Davası'na dahil edildi. Erdek'te üsteğmen olarak görev yaparken tutuklanarak İstanbul, Tophane'deki Merkez Kumandanlığı Cezaevi'ne gönderildi. İlk duruşmada "Türk milliyetçisiyim, fakat iddia edildiği gibi ırkçı değilim," diyerek beraatini istedi.

Ancak, dava 29 Mart 1945'te sonuçlandığında Türkeş, 9 ay 10 gün hapis cezası aldı. Ancak Askeri Yargıtay'ın dava sürecine müdahalesiyle serbest bırakıldı. İlk kararın bozulmasıyla yeniden başlayan yargılama sonucunda mahkeme, "ırkçılığın anayasa suçu teşkil etmediğine" hükmederek tüm sanıkların beraatine karar verdi.

Bu süreç, Türkeş'in siyasi mücadelesinde önemli bir dönüm noktası oldu ve ilerleyen yıllarda Türk milliyetçiliği ve ülkücülük hareketi üzerinde derin etkiler bıraktı.

AMERİKA'DA ALDIĞI ASKERİ EĞİTİM SERÜVENİ

Alparslan Türkeş, beraatinden sonra orduya dönerek 1948'de ABD'ye eğitime gönderilen subaylar için açılan sınava katıldı ve sınavı kazanan 16 kişiden biri oldu. Önce Kansas eyaletindeki Amerikan Harp Akademisi'nde, sonra Georgia eyaletindeki Amerikan Piyade Okulu'nda iki yıl boyunca "gerilla harbi" eğitimi aldı.

Bu süreçte, Türkeş Amerikalılar tarafından II. Dünya Savaşı'nın galibi olarak görülen bir ülkenin eğitim programına dahil oldu. Kendisi de bu dönemi "Amerikalılar II. Dünya Savaşı'nın galibi olarak çok gururluydular, bizi de Marshall Planı çerçevesinde Sovyetler'e karşı güçlendirmek için eğitiyorlardı." şeklinde anlatmıştır.

ASKERİ KARİYERİNDE ULUSLARARASI DENEYİMLER

Alparslan Türkeş, ABD'de aldığı eğitimden sonra Türkiye'ye dönerek yüzbaşı rütbesiyle Çankırı Gerilla Okulu'na atandı ve burada "gerilla hocası" olarak görev yaptı. Ardından İstanbul'a giderek Harp Akademisi'ne katıldı ve binbaşı rütbesiyle mezun oldu.

1955 yılında dış görevler sınavını geçerek Pentagon'da göreve başlayan Türkeş, ABD'nin başkenti Washington, DC'de bulunan NATO Daimi Komitesi'nde Türk genelkurmayı temsil heyetinde görev aldı ve 1958 yılına kadar ABD'de kaldı. Bu süreçte uluslararası ekonomi eğitimi aldığı belirtilmektedir.

Sonrasında 1959'da Almanya'da Atom ve Nükleer Okulu'na gönderilen Türkeş, bu eğitimden sonra albaylığa yükseldi ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı NATO şube müdürü olarak atandı.

Bu deneyimler, Türkeş'in askeri kariyerinde uluslararası alandaki önemli görevler üstlenmesine katkıda bulundu.

SİYASİ KARİYERİ

Alparslan Türkeş, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne katıldı ve 1965'te milletvekili seçildi. 1969 yılında Adana'daki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi kongresinde partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirildi ve amblem olarak üç hilal belirlendi.

Türkeş, genel başkanlığa seçildi ve milliyetçi hareketin "Başbuğ"u olarak anılmaya başlandı. 1970'li yıllarda Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan ile birlikte Milliyetçi Cephe hükümetlerinde yer aldı.

DARBE VE SİYASİ SÜRGÜN

Alparslan Türkeş, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından tüm siyasi partiler gibi MHP'nin de kapatılmasıyla tutuklandı ve 4 buçuk yıl cezaevinde kaldı. Bu dönemde siyasi faaliyetlerinden uzak kaldı ve yeniden siyaset sahnesine dönüş için 1987 halk oylamasını bekledi.

Siyasi yasağın kalkmasıyla birlikte, Türkeş siyasete geri döndü ve Milliyetçi Çalışma Partisi'nin başına geçti. Yeniden yapılanma sürecinde Türkeş, ülke siyasetindeki etkili konumunu sürdürdü ve milliyetçi hareketin lideri olarak aktif rol aldı.

4 NİSAN 1997'DE HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

Alparslan Türkeş, Türk milliyetçiliğinin önde gelen figürlerinden biri olarak 4 Nisan 1997'de 80 yaşında hayatını kaybetti.

Kaynak:TRT Haber-Wikipedia

04 Nis 2024 - 15:00 - Gündem

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çan'ın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çan'ın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çan'ın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çan'ın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.