Türkiye'nin En Güzel Köylerinden; Çanakkale'den Bu Köyü Görmeden Dönmeyin

Kilitbahir Köyü, Çanakkale Boğazı'nın dar bir bölgesinde konumlanan ve adını tarihle iç içe geçmiş anlam dolu bir geçmişten alır. Köyün adı olan "Kilid-ül Bahr" veya "Denizin Kilidi," sadece bir isim değil, aynı zamanda köyün tarihsel önemini de ifade eder.

Türkiye'nin En Güzel Köylerinden; Çanakkale'den Bu Köyü Görmeden Dönmeyin
Türkiye'nin En Güzel Köylerinden; Çanakkale'den Bu Köyü Görmeden Dönmeyin
+3
Haber albümü için resme tıklayın

KİLİTBAHİR (Kilit-ül Bahir)

Kilitbahir Boğazın en dar yerinde Çanakkale'yle karşılıklı yer almaktadır. 780 nüfuslu köy, Eceabat'ın yaklaşık 3 km güneyinde dik bir yamaç üzerine kurulmuştur. Kilitbahir, küçük feribotların Boğazı geçmek için kullandıkları küçük limanı ile Milli Park'a geçitlerden birisidir.

kilitbahir

Antik Çağdaki adı :

Eski çağlarda buraya “Dişi Köpek Mezarı” anlamına gelen Koynus / Coynus-sema denir. Truva Kralının eşi Hekabenin mezarının burada olduğu rivayet edilmektedir. Köy ismini bu mezardan almıştır. Atinalılar M.Ö. 411’de kazandıkları zaferin anısına bir anıt dikmişlerdir. Ancak anıtın yeri bilinmemektedir. Efsaneye göre Hekabe Troia Kralı Priamos’un karısı, Hektor ve Paris gibi çocuklarının annesidir.

Efsanenin hikayesine gelince; Hekabe latince : Hecube demektir. 19 çocuk anasıdır ve bu yüzden Hekabe ilkçağ eserlerinde doğurgan ve bahtsız ana tipini yansıtır. Homeros destanında belirtilen karakter sonraları iyice abartılmış ve Hekabe çocuklarını bir bir kaybettiğinden ve korkunç yıkım ve işkencelere tanık olduktan sonra gözü dönmüş bir köpek gibi kudurup etrafına saldıran anaç varlığın simgesi olmuştur. Kimi efsanelerde onun evlat acısına dayanamayıp gece gündüz uluyan dişi köpek haline dönüştüğü de belirtilir. Başka bir rivayete göre Hekabe Cynos-sema’ da büyük bir savaşa tutuşur ve büyük kahramanlıklar gösterir ve orada ölür. Savaşın tasviri yapılırken Hekabe’nin köpekler gibi dişlerini göstererek etrafa saldırdığından bahsedilir.

Onun bu hali de yöreye ad olmuştur. Böylece Kilit-ül Bahir’e “Dişi Köpek Mezarı “anlamına gelen Cynos-sema denmiştir.

Hülasa efsanenin özeti ”Troianın sükutundan sonra Kral Piriyam’un II. karısı Hecube diğer esirler ile birlikte Avrupa kıyısında ve Havuzlar mevkiinde /Arrbienei/ kurulan pazarda satılmış ve bir Trakyalı köle olmuştur. Bu sırada deniz kenarında oğlunun cesedini görür. Katili de yanındadır. Bunun üzerine Hecube deli gibi olur ve katilin üzerine saldırıp, gözlerini oyar. Bu defa katilin yakınları Hecube’ye saldırırlar ve onu taşlarlar.

O da atılan taşları eli ve ağzı ile tutup onların üzerine gönderir. Karşı taraf onun dilinden anlamazlar. Ancak ondan köpek havlamasına benzer sesler işitirler. Sonuçta Hecube öldürülür ve mezarına da köpek mezarı denilir.

 

kilitbahir

Kurulus Tarihçesi :

Kuruluşu gösteren bir kayda rastlanmaz. Ancak çarşıdaki Damat İbrahim Paşa Çesmesinin inşa tarihi Hicri veya Rumi 1023. Yani 400 sene önce böylesi tezyin edilmiş bir çeşme inşasının olduğu iskan merkezinin en azından 250-300 yıllık bir mazisi olmalıdır.

Kısaca, bir göçebe obasında böyle bir eser yapılamaz. Yine taktirde Cahid-i Sultan’ın oğlu Adem Efendi’nin mezar taşındaki ölüm tarihi 1053’tür. Demek ki 350 sene önce burada cemaat oluşturmuş insanlar varlığı kabul edilebilir. Buna göre çesmenin inşası ve Cahid-i Tarikatının 14. asırda kurulmuş olması durumuyla kasabanın kalelerle birlikte inşa edildiğinden ve iskan merkezi haline getirildiği düşünülebilir. 1658’de Kilit-ül Bahir’i gezen Evliya Çelebi, Kaptan Paşa Eyaletine bağlı kaza merkezi olarak bahseder Kilitbahir'den.

Kale içinde 62 toptan söz eder. 750 kadar çift katlı, kiremit örtülü hane olduğunu yazar. Kaleler 1462’de inşa edildi. Kale içindeki çesme kitabesi 1492 ve Kanuninin Sarıkule eki ise 1545’de olmuştur. Ayrıca Lapseki ilçesi Çardak Bucağında bir kültür manzumesinin sahibi olan Gelibolu Beylerbeyi Yakup Paşa’nın Çanakkale Vakıflar Müdürlüğü, Vakfiye kayıt defterinin 57’nci sahifesinde Çardak eserleri anlatıldıktan sonra Kilit-ül Bahir eserlerinden sözedilir. Buradaki Vakıf İdaresi: bir kısmını Kilit-ül Bahir’de mescide, kısmi aharın nısfını vakfın hamamına, kısmı salisi Han ile Hamam Beyni’ne icra eyledi. “Bunların vakıflarıda Kala-i Sultaniye’de meaddid dükkan ve iki ev ve büyük mahzenlerdir. (Vakfiye tarihi 1479) Tabiki eserler de vakıf tarihlerinden önce inşa edilmiş olmaları gerekir. Demek ki Gelibolu Beylerbeyi Yakup Paşa, Fatih’in emri üzerine Kilitbahir Kaleleri’nin inşası ile birlikte han, hamam, çeşme ve bir mescid yaptırmıştır. Cami halen ibadete açıktır. Fatih Camii olarak bilinir. Hamam ile çeşmeden eser yoktur. İskeleti olan hamamı Piyale Paşa işlettirmiştir.

 

Kısacası Kaleler sözkonusu eserlerle birlikte köyde kurulmuş oluyor. Köyün batısındaki Elpeden Köyü de kalelerin inşası ile birlikte oraya göç etmiş olurlar.

 

 

kilitbahir

Kilitbahir Kalesi 

Kilitbahir Kalesi Çanakkale Boğazı’nın Rumeli yakasında deniz geçişini kontrol altında tutmak için Çimenlik Kalesi (Kal‘a-i Sultâniyye) ile birlikte Fâtih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul Boğazı’na Rumeli Hisarı’nı yaptırarak Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki deniz seyrü seferlerini kontrol altına aldığı gibi Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine de karşılıklı iki kale yaptırmıştır. Anadolu yakasında Kal’a-i Sultaniye (Çimenlik Kalesi), Avrupa yakasında ise Kilitbahir Kalesi bulunmaktadır. Boğaz’a giriş-çıkış yapan bütün gemiler bu hatta geldiklerinde durdurulmuş ve kontrol edilmişlerdir. Kale top atışlarının etkili ve isabetli olabilmesi için Boğaz’ın en dar bölgesine konumlandırılmıştır. Çanakkale’deki Çimenlik Kalesi ile paralel konumda bulunması nedeniyle de karşılıklı top ateşleri kesişmekte ve bir geminin geçebileceği, topların ulaşamadığı bir ölü alan bulunmadığından dolayı Boğaz’dan geçmek son derece zor hale gelmekteydi. 1462-63 yıllarında yapılan kale, 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından restore edilmiş, bu restorasyon esnasında güney kısmı çevreleyen bir sur duvarıyla dış uçta bir kule (Sarıkule) inşa edilmiştir. Kale, 1870 yılında Sultan Abdülaziz tarafından ikinci kez restore edilmiştir. Kuzey bölümünün orijinal dış deniz duvarı günümüzde yoktur. Bu bölümün kuzey parçası 1893-1894 yıllarında II. Abdülhamid tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Deniz duvarlarının güney kısımları top mazgalı olarak kullanılmıştır. Günümüze yakın ise 2011-2013 yılları arasında da bir restorasyon geçirmiştir. 2015 yılında ise yeni bir teşhir-tanzim projesi başlatılmıştır.

Havadan görünümü yonca yaprağına benzetilen kalenin isminin “Denizin Kilidi” anlamında Kilid-ül Bahir olduğu bilinmektedir. Kale’nin inşa edilmesi ile birlikte gelişen Kilitbahir köyünde birçok Osmanlı Dönemi esere rastlanmaktadır. Fatih Camii, Cahidi Sultan Camii, Tabip Hasan Camii, yıkılmış olan Kırklar Camii, Uşşaki Dergâhı (Ahmed Talibi Tekkesi), çok sayıda çeşme, geleneksel konutlar, iki hamam kalıntısı ve Cahidi Sultan Camii çevresindeki mezarlar bu yapılara örnektir.

 

Dönemin tarihçilerinden Tursun Bey, İstanbul’un fethinin ardından boğazın en dar yeri olan Eceovası mevkisinde karşılıklı iki kale yapıldığını, birine Kilîdü’lbahr, diğerine Sultâniye adının verildiğini ve bu kalelere topların konulduğunu yazar. Tursun Bey, Kritovulos Historia adlı eserinde 1463 yılı olaylarından bahsederken Gelibolu ve Bolayır Valisi olan Donanma Kumandanı Yâkub Bey’in bu kalelerin inşasıyla görevlendirildiğini ve 1464-65 dönemini anlatırken de inşaatın tamamlanmış olduğunu belirtir.

Kilitbahir Kale Müzesi genel itibariyle Osmanlı kale hayatının sergilendiği bir müzedir.

 

kilitbahirkilit

Ana ziyaret alanları

 

Sarı Kule, Geç Dönem Avlusu (Hisar Peçe), Piri Reis ve İç Kule’dir.

sarıkule

 

Sarı Kule

 

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kilitbahir Kalesi tamir edilerek kalenin etrafı surlarla çevrilmiş ve Sarı Kule eklenmiştir. Kulenin kapısının üstüne yerleştirilen iki satır halindeki iki beyitlik kitabeden kulenin, 1541 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Osmanlı kalelerinin anlatıldığı bu bölümde; Osmanlı kale mimarisi, kale yapısal donanımları, teşkilat yapısı, Avrupa’daki Osmanlı kalelerinin gravürleri, savunma silahları, ticareti ve günlük yaşamı canlandırılmıştır.       

    

Geç Dönem Avlusu (Hisar Peçe)

 

Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan tamirat esnasında kalenin savunmasını arttırmak amacıyla eklenen ön savunma mekanıdır. Bu avlu içerisinde geç dönem karargâh binasının kalıntıları ile topçu canlandırması vardır.

pirireis

Piri Reis Bölümü

Bir dönem Kilitbahir Kalesi’nde görev yapmış olan ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in anısına düzenlenmiş olan bölümde ziyaretçiler dönemin denizcilik araç gereçlerinin yanı sıra, Piri Reis’in meşhur dünya haritasını günümüz haritası ile karşılaştırmalı olarak görebilirler.

 

İç Kule

 

Kilitbahir Kalesi’nin merkezinde yer alan İç Kule, üçgen planlı olup savunmada en son kullanılan yapıdır. 7 kattan oluşan Kule, barınma ve depolama amaçlı kullanılmıştır. Ayrıca girişin altında üçgen planlı bir sarnıç yer almaktadır. Birinci kata taş bir merdivenle çıkılmaktadır. Diğer katları birbirine bağlayan merdivenler ise ahşaptan inşa edilmiştir. Her katta aynı aksta yapılmış tuvaletler ve ocaklar mevcuttur. Katlarda bulunan büyük kemerli açıklıklar, kule dış cephelerinde dar menfez pencerelere dönüşmüştür. 27 metre yüksekliğe sahip olan kuleye, doğu yönündeki avludan, basık kemerli bir kapı ile girilmektedir. Kulenin üzeri tuğla üçgen çapraz tonozla örtülüdür. İç Kule’nin bir bölümü 1915'te Çanakkale Savaşı sırasında tahrip olsa da 1960’lı yıllarda yapılan restorasyon sonucu özgün haliyle günümüze ulaşmıştır. 

 

Ziyaretçiler İç Kule’de sırasıyla

 

Zemin katında, kalenin yapımı ve yıllar içerisinde geçirdiği tamiratlar ve eklentiler hakkında bilgiler alabilir, dönem gravürleri ve sikkeleri görebilirler.

 

Savunma katında, kalelerin savunmalarına yönelik bilgiler alıp savunmaya yönelik eserleri görebilirler.

 

Yeme – İçme katında, dönemin yeme içme kültürüne yönelik canlandırmaları ve eserleri görebilirler.

 

Ticaret katında, Kilitbahir Kalesinin etrafında gelişen ticaret hayatına yönelik canlandırmaları ve eserleri görebilirler.

 

İbadet katında, kale içerisinde ibadete edenlerin canlandırmalarını ve ilgili eserleri görebilirler.

 

Kazı katında, teşhir ve tanzim çalışmaları esnasında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkan eserleri görebilirler.

 

Kaynak: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

26 Oca 2024 - 14:21 Çanakkale- Kültür Sanat

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Çan'ın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Çan'ın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Çan'ın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Çan'ın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.